Toros Gazetesi

Mevcut işlemin bitmesini bekleyin

Ekonomi Haberleri
‘ÜRÜN KALİTESİNE DAHA FAZLA ÖNEM VERMELİYİZ’ ATSO’nun Nisan ayı meclisinde konuşan Başkan Davut Çetin, Geçen yıldan bu yana kur ve maliyetlerin artmasına rağmen domates fiyatı artmadığını, salatalık fiyatının geçen yılın altında olduğunu belirterek 'Bunun bir nedeni ihracatta durgunluk diğer nedeni de üretim artışıdır. Rusya pazarının durmasına rağmen üretim artışı devam etti ve 2.5 milyon tona çıktı.' dedi 30.04.2018 16:49 Bu haber 596 kez görüntülendi.

ANTALYA (İHA) - ATSO’nun Nisan ayı meclisinde konuşan Başkan Davut Çetin, Geçen yıldan bu yana kur ve maliyetlerin artmasına rağmen domates fiyatı artmadığını, salatalık fiyatının geçen yılın altında olduğunu belirterek " Bunun bir nedeni ihracatta durgunluk diğer nedeni de üretim artışıdır. Rusya pazarının durmasına rağmen üretim artışı devam etti ve 2.5 milyon tona çıktı. Domates gibi büyük hacimli ürünlerde fiyatlar artmadığında Antalya’da alım gücü etkilenmektedir. Antalya’da meyve ve sebze üretim, üretici fiyatı değeri 2003 yılında 2 milyar liranın üzerindeyken, 2010’da bir sıçrama oldu ve 7.7 milyar liraya çıktık, bu da Rusya pazarı etkisidir. Sonra orada neredeyse sabit kaldık. Enflasyon artı, maliyetler arttı, fakat üretim geliri artmadı. Bu nedenle birçok tarım firması zor duruma düştü. Geçen yıl Orta Doğu ihracatı, Rusya’ya dolaylı ihracat ve fiyat artışıyla iyi bir yıl yaşandı, bu yıl şimdilik bir yavaşlama görüyoruz.” diye konuştu.


Geçen hafta Rusya’nın domates yasağını kaldırdığını söyleyen Çetin, “Bu sınırlama kalktı ve şimdi bölgesel denetimle güve zararlısı olmayan bölgelere izin verecekler. Bu sevindirici bir gelişmedir ve bu çözüme katkı yapan Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte asıl meseleyi unutmamalıyız. Aşırı üretim hatasına düşmemeliyiz, ürün kalitesine daha fazla önem vermeliyiz. Seralarımızı hızla modernize etmeli ve biyolojik mücadeleye geçmeliyiz. Ayrıca tek pazara bağımlı olmaktan çıkmalıyız. Bunun için de oturup Antalya domates stratejisini çalışmamız gerekmektedir” dedi.

Konuşmasında ekonomide yapısal reformların ihmal edilmemesi gerektiğine de dikkat çeken Çetin “Petrol fiyatı yükselince ve ekonomi canlanınca cari açığımız 30 milyar dolardan 53 milyar dolara gelmiştir. Cari açığı ya ülkemize gelen yabancı sermaye ile ya da borç alarak karşılıyoruz. Bu nedenle önceki yıllardan gelen borçlar nedeniyle her yıl 100-150 milyar dolar arasında dış borç ödemesi yapmak zorundayız. Reel sektörün 320 milyar dolar döviz kredisi borcu, 100 milyar dolar döviz varlığı, yani 220 milyar dolar döviz pozisyonu açığı vardır” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın(ATSO) Nisan Ayı Olağan Meclis toplantısı hizmet binası meclis salonunda gerçekleştirildi.
Mevcut seçimin ardından yapılan ilk mecliste Çevre ve Enerji Komisyonu, Kültür ve Sanat Komisyonu, Oda ve mevzuat komisyonu, Ulaşım Komisyonu, Şehircilik ve İnşaat Komisyonu, Yenilikçilik ve Endüstri 4.0 Komisyonu, Ticaret Komisyonu, Turizm Komisyonu, Hesapların İnceleme Komisyonu üyeleri belirlendi .

“Meslek komitelerinde kadınların sayısı arttı”
Meclisin yeni görev döneminin hayırlı ve uğurlu olması temennisiyle konuşmasına başlayan ATSO Başkanı Davut Çetin, hep birlikte, dostluk ve kardeşlik, huzur içinde, samimi bir yardımlaşmayla, başarılı bir görev dönemi dilediğini söyledi.
Meslek komiteleri ve meclis üyelerinin yüzde 57-58’inin yeni üyelerden oluştuğunu ifade eden Çetin, “Bu dönemde meslek komitelerimizde kadın üyelerimizin sayısı 302 üyede 11’den, 271 üyede 19’a yükselmiştir, bu olumlu bir gelişmedir. Yine de yüzde 3.6’dan yüzde 7’ye ancak gelebildik. Mecliste ise 5 kadın üyemiz vardı, maalesef 3’e düştük. Kadın arkadaşlarımızdan ricam sayısal azlığı, aktif çalışmayla telafi etmeleridir. Bunun önünde bir engel yoktur. Kadın Girişimciler Kurulumuz aktif çalışmaktadır, orada da daha güçlü bir varlık gösterilmesi mümkündür” dedi.

“Hukuk olmadan futbolun bile kalmadığını görüyoruz”
ATSO Başkanı Davut Çetin, geçtiğimiz hafta Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final ikinci maçında yaşanan saha olaylarıyla ilgili olarak, “Fenerbahçe ve Beşiktaş maçı sonrasında geldiğimiz nokta bunun göstergesidir. Ortada bir olay var, fakat özür yok, herkes herkesi suçluyor. Herkesin saygı gösterdiği bir hukuk kuralı kalmayınca sonuç olarak futbol da kalmıyor. Ülke olarak futbol dahil olmak üzere her konuyu savaş gibi görmeye başladık, bundan vazgeçmeliyiz. Futbol, spor, siyaset ve sivil toplum görevleri savaş değildir. Hayatı savaş gibi görmeyi bırakmalı, ahlaki ve hukuki kuralları güçlendirmek için hep birlikte çalışmalıyız. Hukuku mutlaka güçlendirmeliyiz. Çünkü hukuk olmadan futbolun bile kalmadığını görüyoruz” diye konuştu.

“Zor ve önemli olan ortak hareket etmek”
Komitelerin sadece sorunları dile getirmeye değil, aynı zamanda proje üretmeye çalışması gerektiğini dile getiren ATSO Başkanı Davut Çetin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de proje dendiğinde genellikle akla inşaat yapmak gelmektedir. Oysa daha zor ve önemli olan ortak hareket etmektir. Proje Kaleiçi’nde ortak kurallar geliştirmektir. Proje bir caddede festival yapmaktır. Proje bir sektörde üyelere eğitim vermektir. Proje bir sektörde kalite yarışması düzenlemektir. Devlete öneri götürmek, kanun değişikliği istemek elbette önemlidir. Bunun yanında yarın, gelecek ay, gelecek sene Antalya’da bir sektörde, bir ilçede, bir caddede yapılabilecek olan iyileştirme çalışması da önemli bir projedir.

“Kayıtsız ve şartsız birlikte çalışmak zorundayız”
İş dünyasının vizyonunun küresel olmak zorunda olduğunu belirten Çetin, dünya dijital devrim yaşarken, Türkiye ve Antalya olarak gruplar halinde yaşamaya ve mücadeleye etmeye devam edemeyeceklerini ifade etti.
Davut Çetin, “Antalya olarak bizim Türkiye’ye karşı da sorumluluğumuz var. Sektörlerimizin gelişmesi ancak bütün kurumların beraber çalışmasıyla mümkündür. Hem Antalya birlikteliği hem sektörlerin birlikteliği için çalışacağız. Her sektör ayrı uluslararası temas yürütmeye kalkarsa, her ilçe ayrı ayrı tanıtım yapmaya kalkarsa başarılı olamayız. Bu kadar fuara gidildi, 2018’de Antalya’nın turizmde yeni konsepti, sloganı neydi, sembolü neydi? Diyelim ki, turizm sektörü bunu çalıştı ve yaptı, Valilik, belediyeler, ticaret sektörü bunu benimsemiyorsa başarı mümkün müdür? Mümkün değildir. Bu nedenle kayıtsız ve şartsız birlikte çalışmak zorundayız. Kentin hukukuna herkes saygı göstermelidir” diye konuştu.

“Sporda, sanatta, gastronomide Antalya Türkiye’nin bir numarası olmalıdır”
Geçmiş dönemde yapılan projelerden bilgiler veren Çetin, yeni dönem devreden projeleri söyledi.
ATSO Başkanı Çetin, “ATSO Avantaj kart, Mobil-ATSO, E-Ticaret, İnovasyon Merkezi ve Business Center, Antalya dijital hafızası, Arabuluculuk merkezi, Antalya 4.0, Bilişim ve Sağlık Sektörleri İhracat Kümeleri. Bunları yeterli göremeyiz, hep daha iyisi için çalışmalıyız. Turizm ve tarım başta olmak üzere Türkiye’nin vizyonuna katkı yapmalıyız. Sporda, sanatta, gastronomide Antalya Türkiye’nin bir numarası olmalıdır. Michelin yıldız düzeyinde restoranlarımız olmalıdır. Dünyada konuşulacak heykellerimiz, mimari projelerimiz olmalıdır. Birbirimizle uğraşmak yerine bunlara bakalım. Akdeniz heykelini Antalya’ya getirmek, Yivli Minare’yi ışıklandırmak, Antalya’nın değerlerini öne çıkarmak gibi konulara bakalım” dedi.

“Antalya’da yapılmış birçok projede ATSO’nun katkısı var”
Antalya’da bugüne kadar yapılmış birçok projede ATSO’nun katkısının olduğunu söyleyen Çetin, “ANFAŞ kuruluşu, Organize Sanayi Bölgesi kuruluşu, EXPO’nun Antalya’ya getirilmesi gibi birçok konuyu sayabiliriz. 2001-2004 döneminde Menderes Türel başkan döneminde Günübirlik Tesisi yaptık. 2004-2009 döneminde Kemal Özgen başkan ile bu hizmet binamızı yaptık. 2013 sonrasında Çetin Budak başkan ile Antalya Kültür ve Sanat binasını yaptık. Bu projelerin hepsi Mecliste konuşulan, karar verilen projelerdir. Bazen bir dönem konuşulur, girişimi başlar, bir sonraki dönemde tamamlanır. Hep taş üzerine taş konularak devam eder. Kurum dediğimiz de zaten bu devamlılıktır. Bu dönemde yeni çalışmaları birlikte başlatacağız. Geçen dönem sorun kent merkezinin zayıflığıydı, kent merkezinin kültür ve sanat ile canlandırılması fikri önemliydi ve Antalya son yıllarda bu konuda ciddi gelişme gösterdi” şeklinde konuştu.

“Antalya 4.0 projemiz Türkiye’de bir ilktir”
Antalya’da ar-ge merkezi sayısını bir yılda 1’den, 15’e çıkardıklarını belirten Davut Çetin, “İnovasyon ve dijital ekonomi önümüzdeki dönemin konuları arasındadır. Antalya 4.0 projemiz Türkiye’de bir ilktir, Antalya’nın ve sektörlerin vizyonunu ortaya koyacak, katkı yapacak bir projedir. Endüstri 4.0, bildiğiniz gibi, akıllı, otonom ve entegre üretim demektir. Fakat artık akıllı ekonomi ve akıllı kenti birlikte düşünmek zorundayız. Endüstri 4.0’ın bir boyutu işletmedir. Yapay zeka, büyük veri analizi, nesnelerin interneti birçok sektörde ciddi maliyet düşüşü ve verim artışı sağlayacaktır. Bu konunun bir boyutudur. Akıllı ekonomi ise ancak akıllı kent ile birlikte ortaya çıkabilir. Akıllı ekonomi ve akıllı kent ise akıllı toplumla mümkündür. Önümüzdeki aylarda bu konuları çok çalışacağız” dedi.

“Yine göreve başlar başlamaz erken seçim kararı çıktı”
Yine göreve başlar başlamaz erken seçim kararının çıktığını ve Türkiye’nin yeni bir seçim dönemine girdiğini ifade eden Çetin, “Bu seçim bitince de gelecek yılın yerel seçimi gündeme gelecek. Seçim süreci konusunda Ticaret ve Sanayi Odası olarak her zaman dile getirdiğimiz hususlar bellidir. Seçimlerde siyasi gerginlik artırılmamalı, diyalog ve uzlaşmaya önem verilmelidir. Bir ülkede seçim bir savaş değildir, milletin bir kısmı diğerine karşı zafer kazanamaz. Milletin bir kısmı galip, bir kısmı mağlup sayılamaz. Seçimi kim kazanırsa kazansın vatandaşın günlük hayatı ve işi bundan etkilenmemelidir. Siyasi partilerimizin bu konuda örnek olmasına hepimizin ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

“Petrol fiyatı yükselince ve ekonomi canlanınca cari açığımız 30 milyar dolardan 53 milyar dolara gelmiştir”
Ekonomide yapısal reformların ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken ATSO Başkanı Çetin, “Ekonomide yapısal reformları değil, daha çok KDV, kredi, faiz gibi konuları konuşuyoruz, oysa artık bunlar çözüm olmamaktadır. Petrol fiyatı yükselince ve ekonomi canlanınca cari açığımız 30 milyar dolardan 53 milyar dolara gelmiştir. Cari açığı ya ülkemize gelen yabancı sermaye ile ya da borç alarak karşılıyoruz. Bu nedenle önceki yıllardan gelen borçlar nedeniyle her yıl 100-150 milyar dolar arasında dış borç ödemesi yapmak zorundayız. Reel sektörün 320 milyar dolar döviz kredisi borcu, 100 milyar dolar döviz varlığı, yani 220 milyar dolar döviz pozisyonu açığı vardır. Dövizdeki hızlı artış, birçok şirketi zorlamaya başladı. Bir iletişim şirketimiz vergi borcunu ödeyemedi, iki büyük grup ciddi miktarda kredi yapılandırmasına gitti. Kredi yapılandırma talepleri artmaktadır” diye konuştu.

“Halkın bankalardaki döviz mevduatı 87 milyar dolar”
Son günlerde döviz konusunda bir takım son çare uygulamaların konuşulduğunu vurgulayan Davut Çetin, “Türkiye’de şirketler dışında, halkın bankalardaki döviz mevduatı 87 milyar dolardır. Enflasyon ve kur arttıkça halk dövize meyletmektedir. Aslında halkın dolar kullanması yararlı bir şey değil, fakat bu da bir stepne fonksiyonu görmektedir. Bu durum 1990’lardan bu yana devam eden bir durumdur. Çare enflasyonu düşürmek, paramıza güveni artırmak, yapısal reformlara önem vermek ve merkez bankası gibi kurumlara güveni artırmaktır. Bu nedenle ülke olarak ekonomide yapısal reformların gerekli olduğunu anlamalıyız. Yapısal reformların ne olduğunu iyi bilmeliyiz, çünkü herkesin konuştuğu, fakat tam olarak anlaşılmayan bir konudur. Yapısal reformların gerçekleşmesi için siyasi ve toplumsal uzlaşmanın şart olduğunu da anlatmalıyız” ifadelerini kullandı.

“Antalya’da sadece turizmin gelişmesi yetmiyor”
Ülkede gelir dağılımı düzelmeden ekonomik büyümenin tek başına yeterli olamayacağını söyleyen Davut Çetin, “Antalya'da çok net olarak görüyoruz ki, sadece turizmin gelişmesi yetmiyor, turizmle birlikte, ticaretin, sanayinin, restoran sektörünün de birlikte gelişmesi gerekiyor. Bu nedenle iş insanları olarak kendi işletmemizi, sektörümüzü, diğer sektörleri, kenti ve ülkeyi birlikte düşünmeliyiz” dedi.

“Devletin borcuna sadık olmasını istiyoruz”
Ekonomide güncel konular arasında bir olumsuz gelişmenin KDV iadelerinin gündemden çıkarılması olduğunu ifade eden ATSO Başkanı Çetin, “Özel sektörün devletten 140 milyar liralık KDV alacağı beklenmektedir. Son anda yasa tasarısından çıkarılmıştır. Devlet alacağına şahin, borcuna güvercin diye bir söz vardı, artık devletin borcuna da sadık olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Domates ihracatında sıkıntı yaşanıyor”
İç piyasada yavaşlamanın devam ettiğini belirten Çetin, seçim sürecinin piyasayı etkilediğini ifade etti. Antalya ekonomisinde özel bir sorunun domates ihracatındaki sıkıntı olduğunu söyleyen Davut Çetin, “Sadece Rusya pazarında değil, ayrıca Irak gibi önemli pazarlarda da sıkıntı yaşanıyor. Geçen yıldan bu yana kur arttı, maliyetler arttı, fakat domates fiyatı artmadı, salatalık fiyatı geçen yılın altında. Bunun bir nedeni ihracatta durgunluk diğer nedeni de üretim artışıdır. Rusya pazarının durmasına rağmen üretim artışı devam etti ve 2.5 milyon tona çıktı. Domates gibi büyük hacimli ürünlerde fiyatlar artmadığında Antalya’da alım gücü etkilenmektedir. Antalya’da meyve ve sebze üretim, üretici fiyatı değeri 2003 yılında 2 milyar liranın üzerindeyken, 2010’da bir sıçrama oldu ve 7.7 milyar liraya çıktık, bu da Rusya pazarı etkisidir. Sonra orada neredeyse sabit kaldık. Enflasyon artı, maliyetler arttı, fakat üretim geliri artmadı. Bu nedenle birçok tarım firması zor duruma düştü. Geçen yıl Orta Doğu ihracatı, Rusya’ya dolaylı ihracat ve fiyat artışıyla iyi bir yıl yaşandı, bu yıl şimdilik bir yavaşlama görüyoruz” diye konuştu.

“Aşırı üretim hatasına düşmemeliyiz, ürün kalitesine daha fazla önem vermeliyiz”
Geçen hafta Rusya’nın domates yasağını kaldırdığını söyleyen Çetin, “Bu sınırlama kalktı ve şimdi bölgesel denetimle güve zararlısı olmayan bölgelere izin verecekler. Bu sevindirici bir gelişmedir ve bu çözüme katkı yapan Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte asıl meseleyi unutmamalıyız. Aşırı üretim hatasına düşmemeliyiz, ürün kalitesine daha fazla önem vermeliyiz. Seralarımızı hızla modernize etmeli ve biyolojik mücadeleye geçmeliyiz. Ayrıca tek pazara bağımlı olmaktan çıkmalıyız. Bunun için de oturup Antalya domates stratejisini çalışmamız gerekmektedir” dedi.

“Seçim sürecinde turizmi etkileyecek olumsuz bir gelişme olmamasını diliyoruz”
Bu yıl ümitlerinin turizm sezonunun iyi başlaması ve bunun Antalya’da diğer sektörlere yayılması olduğunu belirten Davut Çetin, “Şu anda yüzde 30 civarında bir artışla gidiyoruz, yine de 2015 yılı düzeyindedir. Seçim sürecinde turizmi etkileyecek olumsuz bir gelişme olmamasını diliyoruz. Kent merkezinde biraz turist görmeye başladık, esnafımız, kafe ve restoranlar herkes dikkatli olmalıdır. Artık turizmde hata yapma lüksümüz yoktur. Geçen hafta Antalya EurAsia Airshow fuarı ve gösterilerine ev sahipliği yaptı. Antalya’ya küresel nitelik olarak önemli fayda oluşturacak bir organizasyon. Umarım ki, her yıl gelişerek devam eder ve Antalya markasının bir unsuru haline gelir” ifadelerini kullandı.

“ATSO’dan Antalyaspor’a 25 bin TL destek”
Antalyaspor’un maddi olarak zor günlerden geçtiğini ifade eden ATSO Başkanı Davut Çetin, herkesi Antalyaspor’a destek vermesini istedi.
Çetin, konuşmasını şöyle tamamladı: “Antalyaspor’un maddi zorluklara rağmen bu noktada kalması bile başarıdır. Ancak kulübün acil maddi desteğe ihtiyacı vardır. Kulübe destek olmazsak ve takım başarısız olursa yarın hepimiz üzülürüz. Bu nedenle bütün Antalya halkına, bütün üyelerimize çağrı yapıyoruz. Antalya’da milyona yakın insan çalışıyor. Herkes 10-20-50-100 liralar gibi bağışlar yapsa Antalyaspor’u ihya ederiz. İmkanı olan 100 lira, olmayan 10 lira bağış yapmalıdır. Bugün ilk bağışı 25 bin TL olarak biz yapıyoruz.”

Yorumlar:
  • Bu habere ilk yorum yazan siz olun...