Toros Gazetesi

Mevcut işlemin bitmesini bekleyin

Röportaj Haberleri
HAMAM DA ESKİ TAS DA Sadece Noel Baba Kilisesi’ni bir günde 2.000 turistin ziyaret ettiği turizmin incisi, ürettiği kaliteli tarım ürünleri ile tanınan ve muhteşem doğal ve tarihi zenginlikleri olan 40.000 nüfuslu Demre ilçesinin denize sıfır Beymelek mahallesinin senelerdir çözüme ulaşamamış bir sorunu var 06.08.2017 12:58 Bu haber 4569 kez görüntülendi.
Hatice Kurt Şahin Demre/Toros- Sadece Noel Baba Kilisesi’ni bir günde 2.000 turistin ziyaret ettiği turizmin incisi, ürettiği kaliteli tarım ürünleri ile tanınan ve muhteşem doğal ve tarihi zenginlikleri olan 40.000 nüfuslu Demre ilçesinin denize sıfır Beymelek mahallesinin senelerdir çözüme ulaşamamış bir sorunu var.

Esasında sadece Beymelek’in değil tüm ilçe merkezinin de sorunu olan ama  bundan kurtulmak için hiçbir ciddi çözüm üretilmeyen, günübirlik ve gel geç tarzında ele alınan sera atığı yakımının durdurulamamasının; zehirli dumanların soluyanları zihinsel ve fiziksel tahribinin yanı sıra, kanser vakalarının artışından da sorumlu olduğu ileri sürülüyor.

Yıllardır devam eden bu sorun ile ilgili Beymelek muhtarı ne diyor acaba?
Şimdi yanımızda muhtar Ramazan İbik var. Kendisine soruyoruz;

“Ramazan Bey Demre’nin, mahallemizin sorunu nedir?”
Mahallemizin sorunu gözüküyor. Yani lüzumsuz bir, dengesiz bir planlamadan, programlamadan bu hale geldi mahallemiz. Şuna bak burası atık dökme yeri değil. Burası halkın tapulu arsa olan bir yerleri. Ama bunları toparlayıp bir yere dökün dökün dökün yıllardır ben 2014 de muhtar oldum, 2014 ün birinci gününden bu yana aynı böyle. Bunlar Büyükşehire devir oldu, büyükşehirin de ilgilendiği yok, gördüğü yok. Buradaki Büyükşehirin sorumluları göz ardı mı ediyor ne yapıyor yani belediyemizin bütçeleri eksik, biliyoruz azaldı. Büyükşehire devir oldu haller. Bunlar da seralardan çıktığına göre atıklar, tabii ki Büyük Şehir ilgilenecek. Bir döküm alanı ayarlasınlar, bir döküm yeri yapsınlar. Geçen gün sayın valimize de söyledik. Yani olacak bir şey değil. Gelsinler bir bakalım yani. Uygunsa… Burası pislik toplama alanı değil. Mahallenin, halkın yaşadığı bir yer. Ama bu kadar da olmaz.

“Sanıyorum seraya da zarar vermiş ateş.”
Seraya da zarar vermiş… Deminden beri adamlar bağırıyorlar, çığırıyorlar. Ne yapsınlar insanlar? Bir buçuk dönüm bir serası var adamın. O da yanıyor. Sonra da neymiş, muhtar işini yapmadı, şu bu işini yapmadı… Benim kepçem mi vardı da kepçeyi getirmedim. Biz gereken yerlere bildiriyoruz ama gereken kişiler bununla ilgilenmiyor. Başka da bir sorun yok. Bir dökme alanı ayarlayacağız dediler yıllardır sürüyor yıllardır! Bu çay içi dediğimiz bir yer var, milletin hortumları, boruları yandı. Yeni yaptırdım. Bunlar olacak şeyler değil ama ne yapacaksın? Bu işi kimin yapacağını ben de çözemedim. Önce onu çözsünler. Bu işi eğer onlar yapamıyorlarsa Beymelek muhtarı olarak ben yapayım.

"İtfaiye teşkilatı da sanıyorum bu ateşlerden dolayı zor durumda kalıyor.”
Zor durumda mı? Ne yahu kaç tane itfaiye ekibi çalıştı dünden beri. Bunlar bütün masraf."

“Başka bir yerde yangın çıksa idi itfaiye müdahale edemeyecekti belki?”
Evet edemeyecekler işte dün yaşadık ya. Dün yaşadık . Yani olacak bir şey değil. Ben bunları bir an önce sayın belediye başkanımız, ASAT Koordinatörümüz, Büyük şehirden ekiplerimiz bir an önce bir çare bulsunlar. Durmadan millet ağzına almış: İşte belediye yaptırmış…İşte belediyenin arabaları çalışıyor. Gereken yardımı gösteriyorlar. Bir şey mi var? Gelsin… Madem Büyük Şehir’e ait, Büyük Şehir de göndersin bir iki araba, çalıştıralım. Koordinatörümüz ilgilensin ilgilensin. Hele şu anda Beymelekte bu olaylarla ilgili çok sıkıntım var. kalıcı çözümler bulunmalı evet biz bunu istiyoruz. ASAT hizmet binam burada benim mahallemin içinde ama ben bir tek hizmet alamıyorum. Öyle şey mi var? Ben mahalleme bakacağım diye geldim buraya. Burada bana hizmet vermeyeceklerse kaybolup gitsinler ben kendim tek başıma yaparım Vallahi de yaparım, çapa ile kürek ile yaparım. Bunu yaparım ama insanlarımız duyarlı olsun. Önce halkımız bir duyarlı olsun. Buralar atık dökme alanı değil. Dökülecek olanı çay içine döksünler."

“Mahalle halkının da döktürmemesi gerekiyor.”
Mahalle halkı şikayet etse nereye edecek? Onlar da arada kalıyor. İlçemizin en büyük sorunu yaz ayları geldiğinde sera atıklarının çevreye yarattığı kirliliktir. Bu hem görsel olarak hem de yazın şahıslarca yakılarak havaya verdiği kirliliktir .Bu da vatandaşlarımızın sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşmaktadır. Yıllardır bu konuya ne devletimiz ne de belediyeler bir çözüm bulamadı. İlçe halkımız bu konuda çok tepkilidir. Konuştuğumuz bazı kişiler, bu işin Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması gerektiğini,bu atıkların bertarafının Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu ama Büyükşehir Belediyesinin bu konuda hiçbir çalışma yapmadığını, ancak hal gelirlerini Büyükşehir Belediyesinin aldığını söz ederek, son çıkan Büyükşehir Belediye yasası ile ilçe belediyelerin gelirlerinin çok büyük bir kısmının alındığı dolayısı ile yerel belediyelerin imkanlarının çok kısıtlandığını, neredeyse iş yapamaz duruma geldiğini hepimiz bilmekteyiz. İmkanları oldukça geniş olan Antalya Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanına giren bu sorunu derhal çözmesi gerekmektedir. Artık dayanacak sabredecek bir halimiz kalmadı. Her yıl oyalama sözlerle gelecek yıl çözeceğiz demekle bu işler olmuyor. Hem sebze hal gelirimizi Büyükşehir alacak hem de sera kaynaklı atıkların bertarafı yönünde hiç çaba sarf etmeyecek. Bu kabul edilebilir bir durum değil.”

Beymelek Muhtarının ifadeleri böyle şimdi bir de Büyükşehir’in düşüncelerini alalım.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Demre Koordinatörü Veli Sertbaş, “sera atıklarından Büyükşehir’in sorumlu olduğunu söyleyenler bunu nerden biliyorlar. Bu sorumluluk Demre Belediyesine aittir. Bunları yakanlar kim? Onu tespit etsinler önce. Tüm bunlara rağmen gelişigüzel atılan bu çöplerin kaldırılması için görevimiz olmamasına rağmen bir ihale hazırlığı içindeyiz.” diye konuşuyor.

Burada sorun; o sorumlu bu sorumludan öteye gidemezken, gazetemizde 2 kez haber yapılan AÜ Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği bölümünden Yrd. Doç Dr. Sefai Bilgin’in proje yürütücülüğünde Prof. Dr. Davut Karayel, Doç. Dr. Murad Çanakcı, Doç. Dr. Mehmet Topakcı’dan oluşan ekibin geliştirdiği TÜBİTAK destekli bir proje ilgililerin hiç dikkatini çekmedi.

2014 yılı verilerine göre Türkiye’de 270 bin dekar sera alanında domates, biber ve patlıcan üretimi yapıldığını belirten Dr. Sefai Bilgin, “Üretim yapılan bu alanlarda her yıl yaş olarak yaklaşık 1.7 milyon ton, kuru olarak ise 260 bin ton bitki atığı çıkmaktadır. Proje kapsamında seralarda ortaya çıkan bitki atıkları kullanılarak milyon liralık gelir elde etmek mümkün olacak. “ diye konuşuyor.

Yine MAYA Holding çatısı altında 2014 yılı itibariyle kurulan SYNPET adlı şirket de, araştırma, geliştirme, atık yönetimi ve enerji üretim faaliyetleri yürütüyor.
Şirket, Termal Dönüşüm Prosesi (TDP) ile; sıcaklık, basınç ve suyun yüksek reaktif özelliğini kullanarak hidrokarbon içerikli tüm organik ve petrol bazlı maddeleri çevreci yakıtlara ve özel kimyasallara dönüştürüyor. Burada prosesin en önemli çıktısı, üst kalite bir ham petrole eşdeğer sentetik sıvı yakıt. Rafinerilerde işlenmeye hazır. Isıl değer; 9500 kkal/kg (en az)

TDP yenilenebilir ham petrolü birçok uygulamada fosil yakıtların yerine kullanılabilecek mükemmel bir ürün. Bu aynı zamanda basit distilasyon işlemi ile transportasyon yakıtları elde edilebilmesi nedeniyle petrol rafinerisi için de çok önemli bir üründür. TDP yakıtı, birçok yakıtta bulunan asfaltanlar gibi rafineriler için olumsuzluk oluşturan bileşenleri de içermiyor.

İşte senelerdir devam edip bir türlü çözülemeyen bu sorunun hiç değişmeyen yeni durumu böyle. Bu tehlikeli sorun çeşitli kişi veya grupların birbirlerini suçlamaları ile değil topyekün herkesin kendine ait sorumluluğunu yerine getirmesi ile çözülebilir.

Demre ya bu problemini hep birlikte çözüp rüştünü ispatlayarak birliğinin gücünü kazanacak ya da şimdiye kadar olduğu gibi, kısır çıkar çatışmaları, kefenin cebini doldurma gayretleri, hemşehrisini kazıklayıp yabancıya şirin görünme çabaları, demokrasiyi anlamayıp kendi taraftar grubundan başkasına katlanamama alışkanlıkları, hep kendisinin yerine bir başkasının öncü olup bir şeyler yapmasını bekleme çözümsüzlüğü içinde zehirli dumanları solumaya devam edecek.
Yorumlar:
  • Bu habere ilk yorum yazan siz olun...