Toros Gazetesi

Mevcut işlemin bitmesini bekleyin

Röportaj Haberleri
İLK FİLMİYLE EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLLERİNİ KAZANDI 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazanan Haydar Şişman, 35. İstanbul Film Festivali’nden de Altın Lale Ulusal Yarışması’nda 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alarak ayrıldı 06.05.2016 06:55 Bu haber 4669 kez görüntülendi.

İÜ Basın - “Kalandar Soğuğu” filmindeki rolü ile 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazanan Haydar Şişman, 35. İstanbul Film Festivali’nden de Altın Lale Ulusal Yarışması’nda 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alarak ayrıldı.

 
“Senaryoyu İlk Gördüğümde Oyunculuğum Söz Konusu Değildi”
Film ile olan ilişkisinin daha çok yardımlaşma üzerine başladığını belirten Haydar Şişman, senaryonun ham halini gördüğünde kendi oyunculuğunun söz konusu olmadığını belirtti. Filmin yönetmeni Mustafa Kara’yı uzun zamandır tanıdığını ifade eden Şişman, “Başlarda benim oyunculuğum söz konusu değildi. Mustafa Kara filmi kendi ekibiyle çekecekti. Süreç içerisinde dolaştı ve bu rol bana geldi. Farklı ülke ve şehirlerden gelen oyuncuların deneme çekimlerinde mekân yardımında bulundum. Zaman zaman atölyemi kullandılar. İran’dan çok tanınmış oyuncuların da içlerinde yer aldığı pek çok oyuncu ile görüşüldü. Ancak günün birinde bu rol bana geldi ve Artvin’de yaptığımız deneme çekimlerinde farklı sinemacıların değerlendirmeleri sonunda benim üzerinde karar kılındı” şeklinde konuştu.>


“Tiyatro ve Sinema Farklı Atmosferler” 

Geçmişte tiyatroculuk deneyimleri de bulunan Şişman, tiyatro ve sinema arasındaki farklardan söz ederken şunları dile getirdi: “Tiyatro ve sinema hem oyunculuk hem de atmosfer olarak farklı. Tiyatroda oyuncunun avantajlı ve dezavantajlı olduğu alanlar var. Fakat tiyatroda bir defada oynayıp bitiyorsunuz. Unuttuğunuz ya da takıldığınız pek çok yerde rol arkadaşlarınız ya da seyirci sizi kurtarabilir. Sinemada ise film başladığı andan sonuna kadar, çok uzun bir süre aynı kişi olmanız gerekiyor. Oynadığınız karakteri çok iyi anlatmanız, hissettirmeniz ve onun dünyasını anlatabilmeniz gerekiyor. İkisi arasında teknik farklar da var tabii.

Kalandar Soğuğu filmini oldukça zor koşullarda çektiklerinden söz eden Şişman, “Ortalama 2000 m’de çekildi. Bazen daha da yukarı çıktık. Derece olarak -30’larda çalıştığımız da oldu. Hatta birçok defasında donduğu için yemeğimizi bile yiyemedik. Sinema filminde oyuncunun fiziksel olarak hazırlanması, psikolojik olarak hazırlanması tiyatroya göre biraz daha zor gibi geliyor bana.


“Mustafa Kara ile Çalışmak Büyük Avantaj”
Role hazırlanmanın uzun bir süreçte gerçekleştiğini ifade eden Şişman, 3-4 ay köyleri gezdiğini ve karakter esini olabilecek kişilerle tanıştığını söyledi. Yönetmen Mustafa Kara’nın da oyunculuğunun gelişmesinde etkili olduğunu söyleyen Şişman, “Mustafa Kara daha iyi bildiği için çevreyi doğayı, kendi bilgilerini bize aktardı. Kaldı ki bizim zor çekimlerimizde, hemen hemen hepsinde bizden önce o denedi. Çok iyi bir motivasyon sağladı, o yapmasaydı belki ben de yapmazdım” şeklinde konuştu.

Mustafa Kara ile çalışmanın büyük bir avantaj olduğunu belirten Şişman, çalışma disiplini çok zor bir yönetmen ama onunla doğru ilişkiyi kurabiliyorsanız iş çok kolay bir hal alıyor dedi.


“Çektiğimiz Projeye İnandık”
Film çekimlerinin çok uzun sürmesinde iklim, atmosfer ve oyuncular gibi faktörlerin etkili olduğunu ifade eden Şişman, “Kolay olmadı tabi. Başlangıçta planlanan süreyi çok aştı. Mustafa Kara bir sahneyi yağmurlu yazmışsa onu başka türlü çekme şansınız yok, bekleyeceksiniz. Ya da sisliyse bekleyeceksiniz. Çektiğimiz projeye inandık her şeyden önce. Mustafa Kara her şeyi o kadar titizlikle ele aldı ki realist sinemanın son dönemdeki en iyi örneklerinden olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.


“Ödül Almayı Bekliyordum”
“Kalandar Soğuğu” ile ödül almayı beklediklerini ifade eden Şişman, Tokyo’da aldıkları ödülün kendileri için çok önemli olduğunu ve 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde de ödül almanın bekledikleri bir durum olduğunu söyledi.
Dünya prömiyerini 28. Uluslararası Tokyo Film Festivali’nde yapan “Kalandar Soğuğu”nun festivalden WOWOW En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri ile dönmesine ilişkin konuşan Şişman, “Tokyo’daki seyirciler gerçek anlamda festival izleyicisiydiler. Hiç gitmeden film çıkışında filmi ziyaret ettiler, imza aldılar, fotoğraf çektiler. Her gösterimde bulundukça her defasında yüzlerce izleyiciyle konuştuk, görüştük. Gözlemlerini anlattılar. Filmi çok beğendiklerini söylediler” şeklinde konuştu.


“Kalandar Soğuğu Uluslararası Bir Dil Yakaladı”
Kalandar Soğuğu’nun uluslararası bir dil yakaladığını rahatlıkla söylenebileceğinden söz eden Şişman, hikâyelerinin yöresel bir hikâye olmadığını ve Japonya’nın bir köyünde de aynı sıkıntıların yaşanabileceğini söyledi.
Şişman sözlerine şu şekilde devam etti: “Biz farklı bir şey yapmak istedik. Yönetmen de bunda çok ısrar etti. Bu film iyi bitmeli, bir umut bırakmalıyız dedik. Biz sonunu umutla bitirdik ki insanlar yaşamayı sevsinler. Hayata bir yerden tutunmak gerektiğini ve umudun her zaman insanı yaşatan belki de en önemli faktör olduğunu bilmeleri gerektiğini düşündük. Film, insanların ne kadar zor koşullarda olursa olsun bir şekilde yaşantılarını sürdürebileceğini ve hayata bir yerden tutunmaları gerektiğinin karşılığı bence.

Yorumlar:
  • Bu habere ilk yorum yazan siz olun...