Toros Gazetesi

Mevcut işlemin bitmesini bekleyin

Yazarlar

<< Yazarın makalelerine geri dön
Melih GÜRÇKAYA info@torosgazete.com KOVBOY MÜTTEFİK (!) 11.08.2018 16:55:20 Bu makale 702 kez görüntülendi.
Yorumlar:
  • Bu makaleye ilk yorum yazan siz olun...
Eski ama eskimeyen dostumuz, müttefikimiz, ortağımız vs vs. Amerika, şahsen benim hayal ettiklerimi harfiyen yerine getiriyor.
Bundan dolayıdır ki, her ne kadar hak, hukuk tanımaz kovboyculuğu ile zart zurt etse de Trump’a bir tebrik mesajı göndermeyi düşünüyorum.
Çünkü bu kovboy kapitalizmi en sonunda çaresizliğinden ötürü kendi sonuna giden yolu açtı.

Kendimi koruyayım vs diye varlığını borçlu olduğu pazarlarını kendi elleri ile kaybediyor, rekabet ölçeğinde gittikçe gerilerde kalıyor fakat büyük gücü ile şimdilik ayakta.

Ama 600 Trilyon dolar olduğu söylenen ülke dışındaki sermayesi, bu sayede harta zurtasını yürütebilmesi ve dünyanın hemen hemen her uluslararası örgütündeki güçlü mevcudiyeti bu sonradan çıkma ülkenin parçalanıp, tarihi raflardaki yerini almasına engel olamayacak artık.
Bu bugünden yarına gerçekleşmez doğal olarak. Nereden bakarsanız bakın bu can çekişme ve parçalanma en az 50 yıl daha sürecektir. Bu süreçte düşmanı gördüğü bazı batılı ülkelerin de dahil olduğu dünyanın neredeyse tümüne posta koyması da giderek azalacak ve sönecektir.
Kendi derdine yansın. Gelelim biz kendimize.
 
Her ne kadar aklı evvellerimiz bile ne olduğunu hala anlamasalar da, bırakın bu dış güç palavralarını falan diye zırvalasalar da, bir takım kişiler hükümete çatma bahanesi ile Amerikan emellerine hizmet etme alışkanlıklarına devam etseler de, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yoluna da çeşitli engeller koymaya çabalayan mandacılar giderek seslerini yükseltseler de, içimizdeki hainler her zamanki gibi çalışmalarına devam etseler de, Türkiye bu kovboy müttefiki ile savaştadır…

Benim anlamadığım hala bu ülkeye neden müttefikimiz, ortağımız vs. denmeye devam edildiği.

Adam elinden gelen her şeyle teröristi, casusu, finansal derecelendirmecileri, uluslararası kuruluşları, müttefikleri (maalesef sadece 1-2 tane), bilinen bilinmeyen bütün güçleri ile bizi topa tutarken bu söylem neden?
Onun bu topyekün saldırısına karşı bizim de topyekün karşı saldırıya geçmemizi önleyen; senelerdir alışageldiğimiz gibi pısırıklığımız, korkunun ecele faydası olmadığını anlamamamız, kendi gücümüze inanmayışımız mı, nedir bu?
Hemen uluslararası anlaşmalardan doğan yasal haklarımızı mahkemede ileri sürmemiz gerek ilk aşamada. Ardından da  üsler, imtiyazlar, ikili anlaşmalar, verilen kapitülasyonlar hatta girilen uluslararası ortaklıklar da masaya sürülmelidir.

Ne sanıyor bu kovboy, uzun senelerdir olduğu gibi el pençe divan durup ta boynumuzu bükeceğimizi mi?

Biraz sancılı olabilir belki kısa vadede bazı kısıtlamalar, zorunlu yoksunluklar numaradan değil ama gerçekten uygulanacak tasarruflar yapılabilir ama bunun sonunda bu ülkede şimdiye kadar yapılamayanlar yapılabilecek, üretilemeyenler üretilecek, izin vermedikleri için harekete geçemeyen babayiğitler çalışabilecek, artık borç para ve boş yatırımlar yerine üretime dayalı gerçek ilerlemeler gerçekleştirilebilecek, bizim ikircikli tavrımızdan dolayı kendileri de şüphede olan gerçek komşumuz bölge ülkeleri ile dayanışmamız olması gereken düzeye gelecek ve Atamızın Büyük Nutkunda da işaret ettiği soyumuz olan ülkelerle lider ülke olarak birleşmemiz sağlanabilecek, Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlarda en güçlü birlik ortaya çıkacaktır. Belki ondan sonra federal bir yapı düşünülebilir.
Bunlar tarihin, evrimin, doğal gidişin ne derseniz deyin onun öngördüğü doğal sonuçtur.
Milletimiz alnına yazılan büyük devlet, büyük millet, büyük güç olma kaderi için ileri atılabilecektir.

Bu savaşta tek güveneceğimiz Devletimizdir. Devletin gücünü kullanabilecek dirayetli, tecrübeli devlet adamlarıdır. Yoksa finansörler, kalemşörler ve daha ne kadar varsa ilk darbede bırakıp gideceklerle bu iş yürümez.

Hemen bir araya gelinmeli ve teröristler dışındaki tüm toplum katmanları içinde çok geniş düzeyde  temsil sağlayacak dinamikler hareketlendirilmeli ve evrimimizin istikameti doğrultusunda kısıtlı devlet kurumları içinde gerçek anlamda stratejik ve gizli bir plan yapılmalıdır.
Böyle bir şey var mı? Bilmiyorum ama bunun en azından yansıması ortaya çıkarılmalı bence.

Bu aşamada parti, politika, kişilik vs ayırımları yanlıştır. Tek ruh misak-ı milli olmalıdır bence.
Yoksa mevcut düzen ve ekonomik yapı ile netice alınabilseydi şimdiki durumda olur muyduk?